Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv            İletişim               Ziyaretçi defteri
 
Köşe Yazısı - Alman vatandaşlığı - KARTAL CEMEVİ VAKFI
   
 

Fazilet Yoleri ¬

Fazilet Yoleri

 Alman vatandaşlığı

 Yazı Boyutu

 Tarih : 02.03.2010 - 15:29:02


2000 yılından bu yana Alman vatandaşlığına geçen yabancıların sayısındaki düşüş 2009 yılında da devam etti.

 

Federal İçişleri Bakanlığı henüz geçen yılın istatistiklerini açıklamadı. Ancak Sol Parti Milletvekili Sevim Dağdelen’in meclise verdiği sonu önergesine verilen yanıtta, geçen yıl Alman vatandaşlığına geçen göçmenlerin sayısında bir yıl öncesine göre en az % 10 bir gerileme var. 2008 yılında da 2007’ye göre % 15 düşüş gözlenmişti.

Oysa 1999 yılında eski Alman İmparatorluğundan kalma, ırk şartına bağlı ilkel vatandaşlık yasası değiştirilmiş, sözde günümüz Almanya’sının koşullarına göre hazırlanmış bu kanun ile Alman vatandaşlığına geçişte bır patlama beklenmişti.

Almanya 20. yüzyılın ilk yarısında, özellikle 2. Dünya Savaşı nedeniyle göç veren ülkelerin başında yer alırken, savaştan sonra yarattığı ekonomik mucize sayesinde göçmen kabul eden ülkelerin başında yer aldı. Devlet 1960’ların başlarında ekonomik gelişimini taşıyacak iş gücüne ihtiyaç duyulduğunda, kendi insiyatifi ile göçmen arayışına girdi.

İlk gelenler İtalyanlar oldu. Onları Yunanlılar ve Türkler ardından da İspanyollar, Portekizliler ve eski Yoğuslavya vatandaşları izledi. İlk gelenler tren istasyonlarında davul ve zurna ile karşılandı. Gelenler daha çok kırsal kesimlerden olmasına ve dil bilmemelerinden kaynaklanan uyum eksikliğine rağmen yerli toplumla herhangi bir sorun yaşanmadı.

Göçmen işçiler gece gündüz çalıştı, para biriktirip memlekete gönderdi. Alman fabrikaların bacaları da aralıksız tüttü. Her iki taraf da şikayet etmeden 10-15 yıl geçti. 1970’li yıllarda Alman ekonomisi altın devrini yaşıyordu. Ama ne dışardan gelenler gelecekleri konusuna kafa yordu ne de Almanlar „bu işçilerin geleceği ne olacak“ diye düşündü. 1980’li yıllar geldiğinde dengeler değişmeye başladı.

Bir yandan İran’daki İslami diktötörlük, diğer yandan Türkiye’deki askeri darbe nedeniyle güçlü ekonomisi ve sosyal hakların zenginliği nedeniyle başta Almanya olmak üzere Avrupa’ya iltica akını başladı.

Diğer taraftan 1989’da Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesi sonucu Federal Alman Cumhuriyeti son derece ağır bir yükün altına girdi.16 milyonluk iflas etmiş bir devlet kurtarılmayı bekliyordu. 1990’lı yılların başında gördüğüm ve şehirleri daha çok Anadolu’dan tanıdığım köhne kasabaları andıran doğunun batı ile aynı düzeye gelmesi Alman ekonomisini yıprattı ama bazı bakımlardan doğu batı arasında dengesizlikler hala devam etmesine rağmen, bugün Almanya’nın doğusu tanınamayacak bir biçimde değişti.

Ardından Doğu blokunun dağılması, sınırların açılması ve globalleşen dünya Alman ekonomisi ciddi rakiplerle karşı karşıya geldi. Bu beklenmedik gelişmeler, hammaddesi olmadığı için teknoloji ve sanayi ihracatına bağımlı olan ülkede, o günlerde başlayan ve günümüzde ekonomide kendini daha da belirgin olarak gösteren bir baskı unsuru olarak varlığını sürüdürüyor.

Bir yandan daralan ekonomi, diğer yandan akın akın gelen ilticacılar… İlk göze batan ve yük olarak görülenler tabii yabancılar oldu. Bunu Alman pasaportu almak isteyenlere reva görülenlerde de gözlüyoruz. Sözde vatandaşlığa geçiş kolaylaştırıldı. Halbuki sadece devlete yük olmayanlar, yani kendini geçindirebilecek yeterli geliri olanlar vatandaş olabiliyor. Yani ayıklanıyor! Bu yetmiyormuş gibi 2008 yılında uygulamaya konulan dil testi ile insanlar bu şekilde de ayıklanmaya başlandı. Diğer yandan çifte vatandaşlık yasaklanarak, insanlar adeta köşeye sıkıştırıldı.

Burada yabancılarla gerçekten ikili bir oynanıyor. Bu oyunu maalesef Sosyal Demokratlar başlattı. Kendilerinden beklendiği gibi Hiristiyan Demokratlar da oyunun kurallarını daha da zorlaştırarak oynama devam ediyor. Hükümet bir yandan vatandaşlığa geçişleri özendirecek kampanyalar düzenlenliyor ama aynı zamanda göçmenleri nasıl caydıracağının yolları arıyor.

Şu anda iktidarda olan Hiristiyan Demokratlar arasında dahi bu çelişkiyi kaldıramayanlar bulunuyor. Alman vatandaşlığına geçişteki bu düşüşün devam etmesini eleştiren CDU’lu Hamburg Eyaleti 1.Belediye Başkanı ( Şehir eyaletlerde belediye başkanı o eyaletin başbakanı konumundadır) Hamburg’da yayınlanan ‚Abendblatt’ gazetesinde açıkça partisini eleştiriyor ve çifte vatandaşlığın önündeki engelin bir an evvel kaldırılması gerektiğini belirtiyor.

2008’de yürürlüğe giren dil testinin yanında, çifte vatandaşlığın mümkün olmayışı da özellikle Türkleri Alman pasaportu almaktan alıkoyuyor. İran devleti gibi Türk devleti de Türk vatandaşlığından çıkmayı imkansız hale getirmesiyle bu sorunu dışardan kolayca çözebileceği halde bunu yapmıyor.

Çifte vatandaşlık engelinin kaldırılmasının en çok Türkleri vatandaş olmaya özendireceğini bilen Alman devletinin, bunu bilerek kaldırmamakta direndiği ise son derece aşikar. Açıkcası ağırlıklı olarak Türklerin Alman pasaportu alması istenmiyor.

Bu şekilde ömrünü burada geçirmiş olan Türklerin dahi seçme ve seçilme hakkı olmayan ikinci sınıf vatandaş olarak yaşamaları göze alınıyor. Buna katlanamayanlar ise bir bakıma geri dönüşe zorlanmak isteniyor.

Dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri olduğu iddia edilen Türkiye’de yoksulluğun had safhaya ulaştığını çok iyi bilen insanlarımız ise burada ikinci sınıf vatandaş olmayı, orada aç kalmaya yeğliyor.



67 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Puan Yok  
 Kaynak :  Fazilet Yoleri

 Kategori ¬ Köşe Yazısı

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Yazara Ait Diğer Yazılar

 
 
 

 Duyuru
  HABERLERİMİZİ OKUMAK, YORUM YAPMAK VE SİTENİZE EKLEMEK İÇİN..  

 
 Köşe Yazıları

İsmail Saçlı

İsmail Saçlı ¬
12 EYLÜL REFERANDUMU

Murat Şahin

Murat Şahin ¬
Mutezilelik - İslam da akılcılık

Mustafa Cemil Kılıç

Mustafa Cemil Kılıç ¬
Hüseyin Algülün Kerbela Kitabına Dair

Murtaza Demir

Murtaza Demir ¬
EVET Mİ, HAYIR MI?

Dursun Gümüşoğlu

Dursun Gümüşoğlu ¬
Hacı Bektaş Velî Hayatı ve Eserleri

Fazilet Yoleri

Fazilet Yoleri ¬
Avrupa gerçekten Birlik mi?

Konuk Yazar

Konuk Yazar ¬
DR. . Volkan Sinan
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
İZZETTİN DOĞANDAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR İZZETTİN DOĞANDAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR
TÜRKİYEDEKİ İÇ HUKUK YOLLARININ SONA ERMESİ ÜZERİNE ALEVİLER AİHME GİDİYOR. BAŞBAKANIN ALEVİ DEDELERİ İLE İLGİLİ SÖZLERİNİ DEDELERE SAYGISIZLIK OLARAK NİTELENDİRDİ....
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 2
 Bugün : 67
 Dün : 67
 Toplam : 27462
 Ip No : 38.107.191.96
     

      VAKFIMIZ

     

     ANA  MENÜ

Kuruluş  Tarihçemiz

Kurucular

 Yönetim Kurulu

* Foto Galeri *
* Video Galeri *

   BAĞIŞLARINIZ

Vakfımıza yapacağınız bağışlar  için ;

Vakıflarbankası kartal Şb.ytl 2028087

   DOST LİNKLER

Alevi Vakıfları Federasyonu.. Cem Vakfı...Karacaahmet  Vakfı... Şahkulu.Vakfı... Aleviyol.com... Aleviyolu.net... Hacıbektaşvakfi.. HaberCem.com

 

 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.5033 1.5106
  Euro 1.9179 1.9272
 
 Hava Durumu



      Etkinlikler


 

      REKLAM

 

 

 

 

 



 
 

   © Copyright - 2009- KARTAL CEMEVİ VAKFI - Tüm Hakları Saklıdır.