|
|
|
|
|
|
|
|
YAVUZ SELİM VE TAYYİP ERDOĞAN |
|
|
|
Tarih : 24.11.2009 - 14:48:24 |
|
| AKP ile birlikte açılımlar ülkesi olduk. Kürt Açılımı, Ermeni Açılımı, Alevi Açılımı..
|
|
| |
YAVUZ SELİM VE TAYYİP ERDOĞAN
ÇALDIRAN VE KÜRT AÇILIMI
AKP ile birlikte açılımlar ülkesi olduk. Kürt Açılımı, Ermeni Açılımı, Alevi Açılımı… Açılım mimarları, hedeflerinin ülke birliğine hizmet etmek ve “ Milli Birliği” pekiştirmek olduğunu iddia ediyorlar.
Hangi açılım, kimi birleştirecekmiş bir bakalım;
Kürt Açılımı, Kürt ile Türk’ü…
Ermeni Açılımı, Ermeni ile Türk’ü…
Alevi Açılımı, Alevi ile Sünni’yi…
Gerçekten birleştirecek mi ? Birleştirmese bile en azından tarafların birlikte yaşama kültürüne biraz olsun olumlu katkı sunabilecek mi ?
Esasında bu ülkede Kürt ile Türk’ün birlikte yaşama konusunda bir sorunları yoktu. Ta ki işin içine yabancı güçler dahil oluncaya değin…
Kürt, kendini Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyordu. Hala da önemli bir kesim bu bilinci taşımaya devam ediyor. Ama ne hazin ki, bir diğer önemli kesim ise ayrı bir millet olma yolunda ilerlemek istiyor.
Kürt ile Türk’ün birlikteliğini mezhepsel ve dinsel temelde görenler, tarihi referanslarla yeni bir toplumsal yapı inşa etme çabası içindeler. Bu çabanın en somut göstergelerinden biri de Kürt Açılımı adı verilen süreçtir.
Açıkça iddia ediyorum ki, bu sürecin varmak istediği nokta “ İkinci Osmanlı Kürt İttifakı “ dır. Bugünkü siyasal erkin referans aldığı Osmanlılık kimliği, Türkmen’i dışlayan ve Kürt ile ittifak edip “Osmanlı Kürt İslam Milleti “ni inşa etmek için yeniden yükseltilmektedir. Zira Kürtlerle Osmanlılar mezhep kardeşidir. Her ikisi de Sünni’dir. Biri Hanefi Sünni, diğeri Şafii Sünni…
Bu açılımın amacı, “Yavuz döneminde olduğu gibi Sünnilik temelinde bir ittifak kurup Türkleri / Türkmenleri “tepelemek” ve Çaldıran’da yarım kalan hesaplaşmayı sonuca ulaştırmaktır.” Desek abartmış mı oluruz ?!
Elbette ki günümüzde artık tepelemek de yeni koşullara uyarlanmaktadır. Artık Aleviler (Türkmenler ) katledilmiyor. Ama Alevilik katlediliyor. Buna da asimilasyon adı veriliyor.
Ne Yazık ki, Yavuz döneminde Kürt kökenli din adamlarının verdiği fetvalarla Kızılbaş Türkmen avına çıkan Sünni Osmanlılar ile Sünni Kürtler tarihsel kardeşliklerini günümüzde de sürdürme istek ve iradesini yüksek perdeden dile getirmekte bir sakınca görmüyorlar.
Bu konuda çok çarpıcı iki örnek vereceğim;
Birincisi….
AKP’nin yüzde 47 oyla kazandığı 2007 seçimleri sonrası, AKP yandaşı gazeteci Nazlı Ilıcak seçim sonuçları üzerine 8 Ağustos tarihinde yazdığı bir köşe yazısında aynen şöyle diyor:
“…AK Parti, Doğu'da oyların % 55.4'ünü, Güneydoğu'da % 51'ini aldı. Buna herkesin sevinmesi lâzım. Çünkü, bu netice, Yavuz Sultan Selim döneminde, büyük alim İdrisi Bitlisi liderliğindeki Kürtlerin, Şah İsmail'e karşı Çaldıran'da (1514) kurdukları ittifak ve gönüllü beraberliğin devam ettiğini gösteriyor. “
Demek ki AKP Osmanlının günümüzdeki uzantısı !
En azından Yavuz döneminin uzantısı diyebiliriz. Yazar bu görüşünü kaleme almaktan hiç çekinmiyor. Alevilerin büyük bir sevgiyle bağlı oldukları Şah İsmail’e karşı Osmanlılar ile Kürtlerin ittifakı, AKP çatısı altında yeniden kurulmuş durumda. Yazar böyle düşünüyor.
Geçmişte Osmanlı Kürt ittifakının hedefinde Şah İsmail ve Alevi Türkmenler vardı. Peki ya bugünkü ittifakın hedefinde kimler var ?
Yoksa Kürt Açılımı, yeni bir Çaldıran mı doğuracak ?
Çok mu kötü niyetliyiz yoksa sütten ağzımız yandı da yoğurdu üfleyerek mi yiyoruz ?
Alın size ikinci örnek…
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kürt Açılımı ile ilgili olarak 8 Mayıs tarihinde meclis grubunda yaptığı ve İslamcı medya tarafından “ tarihi konuşma “ şeklinde nitelenen meşhur konuşmada Kürt yurttaşlarımıza yönelik olarak şöyle sesleniyordu:
“Çaldıran’da Yavuz Sultan Selim’in ordusunda birbirimize kardeş olan biz değil miyiz?“
Evet başbakan aynen böyle dedi…
Bu cümlenin Türkiye’de çok büyük tepki yaratması gerekmez miydi ?
Ne var ki bırakın tepkiyi, övgü aldı, alkış aldı. Gözyaşları eşliğinde desteklendi.
Şimdi soralım ve yanıt bekleyelim.
Çaldıran’da kimler birleşip kardeş olmuştu ?
Sünni Osmanlı ile Sünni Kürtler birleşip kardeş olmuşlardı …
Kime karşı ?
Şah İsmail komutasındaki Alevi Kızılbaş Türkmen ordusuna karşı…
Başbakan yeni bir birleşmeye çağırıyor.
Peki bu yeni birleşme kime karşı olacak ?
Alevilere karşı mı ?
Türk ulusal kimliğine ve laik Cumhuriyete karşı mı ?
Düşünmek gerekiyor. İyice düşünmek gerekiyor. Bu sözler yoksa bir bilinçaltının dışa vurumu mudur ?
Ataları Kızılbaş olsa da Sünni bir aileden fakat Alevi Kızılbaş inancını benimsemiş biri olarak kendi adıma söyleyeyim ki, bu sözler, gerçekten korkutucu ve ürpertici. Zira, bana Yavuz’u hatırlatıyor. Yavuz’un yaptığı Türkmen katliamlarını hatırlatıyor. Şafii Kürt şeyhülislamların, “ Alevileri öldürmek helaldir.” içerikli fetvalarını hatırlatıyor.
Diri diri kuyulara gömülen binlerce Alevi Kızılbaşı hatırlatıyor.
Alevi Kızılbaş oldukları halde zorla ve katliamlarla asimile edilen atalarımı, dedelerimi hatırlatıyor.
Ve doğal olarak yüreğimi kanatıyor.
Yoksa bu sözleri böyle yorumlayarak Sayın Başbakanımıza haksızlık mı ediyoruz ? Yoksa başbakanımız asla böyle bir amaç gütmemişken biz hata mı ediyoruz ?
Yoksa çok iyi niyetlice söylenmiş bu sözleri, biz istismar mı ediyoruz ?
Hayır, hayır. Zira başbakanımız gerçekten bizi korkutuyor.
“Müslüman soykırım yapmaz.” diyerek 300 bin insanın ölümünden sorumlu tutulan Sudan Devlet başkanı Ömer El Beşir’e sahip çıkması korkumuzun sebeplerinden birini oluşturuyor.
Yavuz ile övünmesi, Alevi katliamına fetva veren İdris – i Bitlisi ile kıvanç duyması bir diğer sebebi oluşturuyor.
İstanbul Belediye Başkanı iken Karaca Ahmet Cem evini yıkmaya çalışması da bir başka neden olarak belleğimizdeki yerini koruyor.
Ama gelin görün ki, aynı başbakan güya Alevilere sahip çıkmak adına Dersim trajedisini istismar ederek CHP’ye saldırmaktan geri durmuyor. Üstelik bu trajediyi, “ katliam” olarak yani Soykırım olarak niteliyor. Ne büyük bir çelişki ?!
Sayın başbakan Ermeni Soykırımı iddiaları karşısında ise başka bir tavrın öznesi olabiliyor.
AKP siyaseti gerçekten nevi şahsına münhasır bir istismara dayanıyor.
O halde ey Aleviler,
Başınızı iki elinizin arasına koyup iyice düşünün ve başbakanın kışkırtmalarına kanıp sakın CHP’ye ve Atatürk’e saldırmayın.
Hazreti Ali’ye kızıp onun ordusundan ayrılan Haricilerin konumuna düşmeyin.
Zinhar yapmayın bunu…
Zinhar !
Bu noktada konunun bir başka boyutuna değinelim.
CHP’li Onur Öymen’in talihsiz sözlerini gündeme taşıyıp kapanan yaraları kaşıyarak AKP’nin değirmenine su taşıyan kimi Alevi dernek ve vakıf başkanlarının başbakanın yukarıda sunduğumuz sözlerini daha önce neden aynı şekilde gündeme taşımadıklarını gerçekten çok merak ettiğimi duyurmak istiyorum.
Sayın Onur Öymen, özür dilediği halde ısrarla üzerine gidenler, neden aynı tavrı başbakanın o talihsiz sözleri karşısında da göstermediler ?
Aylar önce bu konuyu gündeme taşımak için habercem’deki köşe yazıma dahil etmiştim. Alevi medyasının bu sayede bu sözleri haber yapacağını ummuştum. Ancak ne üzücü ki, Aleviler AKP ve başbakan karşısında suspus oldular.
CHP’ye karşı ise ne kadar da acımasız, ne kadar da insafsız ve ne kadar da acıtıcı bir ısrarı sürdürmekten vazgeçmediler.
Ne desek, ne söylesek, ne yazsak ve ne yapsak da sesimizi duyursak.
Ne demiş büyük Alevi Türkmen ozanı Fuzuli;
“ Söylesem etkisi yok, sussam gönül razı değil….”
MUSTAFA CEMİL KILIÇ
21.11.2009
|
|
 |
230 Kişi
Tarafından Okundu. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Tarih : 24.12.2009 14:10:03
|
|
|
Özgürlükler siyaset üstüdür.
|
Kayıtlı İp: 78.175.154.243 |
|
|
Mustafa Bey ben kendini sunni veya alevi vs. tanımlamalarından uzak tutmaya çalışan annesi kürt, babası türk bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Ak Partinin Kartal Atalar Mahalle temsilcisiyim ve alevilerin ve tüm inanç gruplarının talep ettikleri hakların kendilerine verilmesi gerektiğine inanıyorum. Tarihi olaylar her türlü anlamaya müsait ve herkesin görüşüne uygun bir tarih yorumu bulunabilir. Ön yargıların aşılması lazım, Başbakan kendi tabanı açısından riskli sayılacak ve oyunu azaltacak bu konuları gündemine aldığı için desteklenmelidir. Destekten kastım oy vermek değildir.Saygılar.
|
|
|
 |
|
Sayfalar : İlk Sayfa -
[1]
-
Son Sayfa
|
|
Bu Yazara Ait Diğer Yazılar |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|